SENEGAL
ZİYARETİ
Cheikh Anta
Diop Dakar Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde gerçekleşen ERASMUS+ hareketlilik
programı için 20 - 24 Haziran 2026 günlerinde, Batı Afrika'nın kalbi
Senegal'de, yepyeni bir akademik köprünün temelleri atıldı. Dicle Üniversitesi
Tıp Fakültesi Dekanı ve bir neonatoloji uzmanı olarak çıkılan bu yolculuk,
sıradan bir ziyaretin çok ötesinde, kıtalararası bir bilgi paylaşımıydı.
Dakar'ın enerjik atmosferinde kampüse adım atıldığında, siyah mermer zemin
üzerine kazınmış o görkemli Université Cheikh Anta Diop de Dakar
tabelası, köklü bir eğitim geleneğinin habercisi gibiydi. Tabelanın hemen
altında yer alan "Lux Mea Lex" (Işık benim kanunumdur)
ibaresinin önünde verilen poz, bilimin aydınlattığı bu yeni işbirliği
yolculuğunun ilk somut ve gurur verici karesi olarak ölümsüzleşti.

Ziyaretin
odak noktası, şüphesiz tıp eğitiminin kalbinin attığı yerdi. Beyaz dış cephesiyle
dikkat çeken Faculté de Médecine, de Pharmacie et d'Odontologie -
Stomatologie binasının merdivenlerinde ev sahibi meslektaşlarla yan yana
durmak, iki farklı coğrafyanın ortak bilimsel hedefler etrafında nasıl
birleştiğinin samimi bir kanıtıydı. Bu tarihi binanın koridorlarında başlayan
mesai, davetin mimarı olan Profesör Abdoulaye Diouf ile yapılan o verimli
görüşmelerle derinleşti. Birlikte gerçekleştirilen klinik ziyaretleri
sırasında, tıbbi pratikler üzerine ufuk açıcı fikir alışverişleri yapıldı ve
sahadaki uygulamalar bizzat gözlemlendi.

Akademik
diplomasinin en önemli adımlarından biri ise üniversitenin üst yönetimiyle
kurulan stratejik temastı. Rektörün o tarihlerde yurtdışında bulunması
nedeniyle, üniversitenin rektör yardımcısı ile özel bir makam toplantısı
gerçekleştirildi. Oldukça vizyoner bir atmosferde geçen bu görüşmenin ana
gündem maddesi, her iki kurum arasındaki üniversiteler arası işbirliği
olanaklarının kalıcı ve güçlü bir temele oturtulmasıydı. Ortak projeler ve
akademik gelişim üzerine kurulan bu sağlam diyaloglar, Senegal'in eşsiz
misafirperverliğiyle harmanlanarak bu anlamlı ziyareti taçlandırdı. Dakar'da
geçirilen bu yoğun günler, sadece bir ERASMUS+ hareketlilik programının
başarıyla tamamlanması değil, aynı zamanda gelecekteki bilimsel ortaklıkların
güçlü bir başlangıcı oldu.