KAMUOYU AÇIKLAMASI
Son günlerde bazı yerel yayın
organlarında, Üniversitemiz yerleşkesinde yürütülmekte olan petrol arama
çalışmaları ile yakında temeli atılacak olan 600 yataklı Tıp Fakültesi
Hastanesine ilişkin gerçeği yansıtmayan yanıltıcı nitelikte haberlerin yer
alması nedeniyle, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla bu açıklamanın
yapılması zarureti doğmuştur.
1-Petrol arama çalışmaları
hakkında
Enerji arz güvenliğinin
sağlanması, yerli kaynakların ekonomiye kazandırılması ve enerjide dışa bağımlılığın
azaltılması ülkemizin stratejik hedeflerindendir. Bu hedeflere ulaşmak için
bütün kurumların üzerine düşeni yapması kamusal bir görev ve zorunluluktur. Bu
anlayışın gereği olarak Üniversitemiz yerleşkesinde yapılan sismik araştırmalar
neticesinde petrol rezervi bulunması ihtimali ağırlık kazanınca, 6491 sayılı
Kanun’a uygun olarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri
Genel Müdürlüğünden (MAPEG) gerekli izinler alınmıştır. Akabinde ÇED raporu
için başvuru yapılmış ve Diyarbakır Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl
Müdürlüğünce yürütülen Çevresel Etki Değerlendirmesi süreci de olumlu
sonuçlanmıştır.
Bu işlemlerden sonra,
yerleşkemizde eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetlerinde kullanılmayan ve daha
önce tarımsal amaçla kiraya verilen iki lokasyonda toplam 45.794 m²'lik
taşınmaz, 6491 sayılı Kanun'a uygun olarak “Petrol İşletme Ruhsatı”
çerçevesinde kiralanmıştır.
Söz konusu kiralama işlemi;
Üniversitemiz Taşınmazların Yönetimi Komisyonunun 10.12.2025 tarihli ve
2025/11-05 sayılı kararı, Üniversitemiz Yönetim Kurulunun 10.12.2025 tarihli ve
2025/22-DH.-12-7 sayılı kararı ile 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 64'üncü
maddesi uyarınca Millî Eğitim Bakanlığı'nın 22.01.2026 tarihli ve
E-31775109-020-151206449 sayılı Oluru ile hukuken geçerli şekilde tesis
edilmiştir.
Bu taşınmazın kiralama ihalesi
süreci, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 51/g maddesi uyarınca pazarlık
usulüyle yürütülmüş olup; 28.04.2026 tarihinde gerçekleştirilen ihale sonucunda
taşınmaz, 10 (on) yıl süreyle Petar Doğalgaz ve Petrol Arama San. Tic. A.Ş.'ye
kiralanmış ve aynı tarihte kira sözleşmesi imzalanmıştır. Birinci yıl kira
bedeli KDV hariç 750.000,00 TL olarak belirlenmiş; müteakip yıllarda kira
bedeli, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan Tüketici Fiyat Endeksi
(TÜFE) oranında artırılacaktır. Kira bedeli, emsal rayiç bedeller esas alınarak
belirlenmiştir. Bu yıl için belirlenen 750.000 TL’lik kira bedeli aynı arazi
için bir önceki yıl belirlenen kira bedelinden, 2025 yılı TÜFE oranı kadar yüksektir.
Sondaj çalışmaları ve kurulum
maliyetinin yaklaşık 20 milyon dolar olması beklenen yatırım sonucunda, petrol
tespit edilmesi hâlinde kuyu başına günlük ortalama 150 varil üretim yapılması
planlanmaktadır. Bu miktar, yıllık yaklaşık 328.500 varil üretime karşılık
gelmektedir.
Bu tür yatırım modellerinde
dünyanın her yerinde yatırım maliyetine bakılmaksızın işletme maliyeti ve
devlete ödenen vergi oranı düşürüldükten sonra satıştan pay alınır.
Üniversitemizde de işletme döneminde, taşınmaz üzerinde açılacak kuyulardan
elde edilecek petrol satışından doğan hasılat üzerinden, sözleşme hükümleri
uyarınca devlet hissesi ve işletme giderleri düşüldükten sonra kalan net
tutarın %3'ü oranında Üniversitemize pay aktarılacaktır. Söz konusu oran, kamu
kurumlarınca yapılan emsal nitelikteki sözleşmeler dikkate alındığında,
Üniversitemiz lehine belirlenmiş en yüksek hasılat paylaşım oranıdır.
2) 600 Yataklı Tıp Fakültesi
Hastanesi hakkında
Bölgemizin en büyüğü olan ve
çevre ülkelerin de sağlık hizmeti ihtiyacını önemli ölçüde karşılayan
Üniversitemiz Tıp Fakültesinden hizmet alan hemen herkes, yaklaşık 40 yılını
dolduran mevcut binanın modern tıp eğitimi ve sağlık hizmetini karşılamada
yetersiz kaldığı konusunda ortak kanaate sahiptir. Şimdiye kadar, yeni hastane
yapılması için onlarca kez girişimde bulunulmuş ancak maalesef sonuç
alınamamıştı. Gelinen noktada, Rektörlüğümüzün olağanüstü çabasıyla yapılan bu
yatırımın memnuniyetini Diyarbakırlı hemşehrilerimizle paylaşmaktan onur duymaktayız.
2023 Kahramanmaraş
depremlerinde zarar gören 11 il arasında, şükür ki ilimiz en az zarar gören
illerden biri olduğu hâlde; Üniversitemiz, 11 ilin üniversiteleri arasında en
çok zarar gören üniversitelerden biri olmuştur. Zira depremde rektörlük binamız
ve bir yüksekokulumuz tamamen yıkılmış, 7 fakültemizin öğrenim yaptığı
binalarda ise yaklaşık üç yıl süren güçlendirme çalışması yapmak zorunda
kalınmıştır. 40 yıllık bazı binalarımız hasar görmezken, çoğu henüz 20 yılını
doldurmayan bu binaların bu denli hasar göremsinin muhtemel nedenlerinin neler
olabileceğini kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.
Bu tablo karşısında, yeni
hastane binasının ihalesinde firma standartlarının yüksek tutulması bir
zorunluluk haline gelmiştir.
Ne ki, konu ile ilgili olarak
bazı mahalli yayın organlarında şehir hastanesi ile 600 yataklı Tıp Fakültesi
Hastanesi arasında maliyet unsurları açısından kıyaslama yoluyla yapılan
karşılaştırmalarda yanlış çıkarımlara varılmaktadır. Bunun, kasıtlı değil
eğitim ve araştırma süreçlerine ilişkin bilgi yetersizliğinden kaynaklandığı
değerlendirilmektedir. Zira şehir hastanesi yalnızca sağlık hizmeti verirken;
Üniversite hastanemiz, sağlık ve araştırma hizmetinin yanında Tıp Fakültesi,
Eczacılık Fakültesi, Atatürk Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Atatürk Sağlık Hizmetleri
Meslek Yüksekokulu’nun binlerece öğrencisinin uygulama derslerine ilişkin
eğitim ihtiyacı da dikkate alınarak tasarlanmıştır. Bu durumun maliyet
unsurlarına yansıması kadar doğal bir şey olamaz.
Sonuç olarak Üniversitemiz;
satın alma, ihale ile taşınır ve taşınmazların yönetimi süreçlerinin tamamında
yasallık, şeffaflık ve kamu yararı ilkelerinden ödün vermeden hareket
etmektedir. Bu konudaki hassasiyetimiz en üst düzeyde olup, bundan sonra da
aynı kararlılıkla sürdürülecektir. Kurumumuz hakkında yayımlanan yanlış ve
yanıltıcı haber ile yazılara itibar edilmemesi önemle rica olunur.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.