İHTİSAS AKADEMİ DİYARBAKIR PROGRAMI DİCLE ÜNİVERSİTESİNDE GERÇEKLEŞTİ
Dicle Üniversitesi ev
sahipliğinde Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tarafından “İhtisas Akademi’26 Diyarbakır” programı düzenlendi.
Gençlerin akademik, kişisel ve
mesleki gelişimlerine katkı sunmayı amaçlayan program, Dicle Üniversitesi 15
Temmuz Kültür ve Kongre Merkezi Ziya Gökalp Salonu’nda gerçekleştirildi.
Programda konuşan Dicle
Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamuran Eronat, medeniyet ve aile kavramlarına
ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Medeniyet kavramının kökenine
değinen Eronat, “Medeniyet kelimesi, Medine şehrinin isminden türemiş olup
‘şehre mensup’ anlamına gelmektedir. Medine, İslam’ın en önemli şehirlerinden
biri olarak medeniyetin en güzel şekilde yaşandığı merkezlerden biridir” dedi.
Osmanlı döneminde medeniyet
anlayışının vakıflar aracılığıyla topluma yansıtıldığını belirten Eronat,
günümüzde sivil toplum kuruluşlarının üstlendiği birçok görevin geçmişte
vakıflar eliyle yürütüldüğünü ifade etti. Bu sistemin merhamet, dayanışma ve
sosyal sorumluluk gibi değerleri topluma kazandırdığını vurguladı.
Eronat, Osmanlı’da kurulan ve
dünyadaki ilk örneklerden biri olarak kabul edilen hayvan hastanelerine de
dikkat çekerek, Bursa’da kuşların göç yolları üzerinde kurulan ve yaralı
hayvanların tedavi edildiği yapıların medeniyet anlayışının somut birer örneği
olduğunu dile getirdi.
Medeniyetin temelinde ailenin yer
aldığını ifade eden Eronat, “Aile, toplumun karakterini ve kültürünü gelecek nesillere
aktaran en önemli yapıdır. Sevgi, merhamet, fedakârlık ve vicdan gibi değerler
ilk olarak ailede öğrenilir” dedi.Ailenin bireyler için bir güven ve sığınak
olduğunu belirten Eronat, insanların kendilerini en rahat ifade edebildikleri,
duygu ve düşüncelerini paylaşabildikleri yerin aile ortamı olduğunu söyledi.
Konuşmasında edebiyat dünyasından
örneklere de yer veren Eronat, Diyarbakırlı düşünür ve şairlerin aileye
verdikleri öneme dikkat çekti. Ziya Gökalp’in özellikle kadın eğitimi ve aile
yapısına ilişkin vurgularının önemli olduğunu ifade eden Eronat, “Kadın
yükselmezse toplum da yükselemez” anlayışının altını çizdi.
Ahmed Arif’in aileye duyduğu
bağlılık ve sevgiyi eserlerinde sıkça dile getirdiğini belirten Eronat, Cahit
Sıtkı Tarancı’nın da ailesine yazdığı mektuplarda sorumluluk ve bağlılık
duygusunu güçlü şekilde yansıttığını ifade etti.
Eronat, “Aile; paylaşmanın,
dayanışmanın ve sevginin merkezidir. Bazen bir sofradır, bazen bir omuzdur,
bazen de farkında olunmadan insanı hayata bağlayan sessiz bir duadır”
ifadelerini kullandı.
Konuşmasının sonunda ailenin,
medeniyetin en güçlü yapı taşı olduğunu vurgulayan Eronat, güçlü bir toplumun
ancak sağlam aile yapısıyla mümkün olabileceğini belirtti.
Programda ayrıca Dicle
Üniversitesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Mustafa Uğurlu Arslan da şehir, medeniyet
ve edebiyat ilişkisine dair değerlendirmelerde bulundu.
Arslan, şehirlerin birer tarih
kitabı niteliği taşıdığını belirterek, “Surlar, camiler, medreseler ve köprüler
yalnızca mimari yapılar değil, aynı zamanda bir medeniyetin hafızasıdır” dedi.
Medeniyet ile edebiyat arasında
güçlü bir bağ bulunduğunu ifade eden Arslan, edebiyatı olmayan toplumların
kültürel hafızalarının eksik kalacağını vurguladı. Diyarbakır’ın köklü bir
edebiyat ve kültür merkezi olduğunu belirten Arslan, Evliya Çelebi’nin şehrin
sanat yönüne dikkat çektiğini, Nabi’nin ise Diyarbakır için “Küçük İstanbul”
ifadesini kullandığını hatırlattı.Ali Emîrî Efendi’den günümüze uzanan süreçte
Diyarbakır’ın birçok şair ve düşünür yetiştirdiğini belirten Arslan, bu
birikimin şehrin “şairler şehri” kimliğini ortaya koyduğunu ifade etti. Cahit
Sıtkı Tarancı, Ahmed Arif ve Sezai Karakoç’un bu kültürün modern temsilcileri
olduğunu dile getirdi.
Söyleşi bölümünde konuşan
Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 21.
yüzyılı “Türkiye Yüzyılı” olarak ilan ettiğini hatırlattı.
Bu vizyonun hayata geçirilmesinde
gençlere önemli görevler düştüğünü belirten Zorluoğlu, “Geleceği inşa edecek
olan bugünün ve yarının nesilleridir. Bu nedenle gençlerimizin doğru
yetiştirilmesi ve çağın gerektirdiği donanımlarla desteklenmesi büyük önem
taşımaktadır” dedi.
Eğitim ve gençlik politikalarında
kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının önemli çalışmalar yürüttüğünü
ifade eden Zorluoğlu, TÜGVA’nın da bu alandaki önemli aktörlerden biri olduğunu
belirtti.
Diyarbakır’ın köklü tarihine de
değinen Zorluoğlu, şehrin yaklaşık 12 bin 500 yıllık geçmişe sahip olduğunu ve
insanlık tarihinin en eski yerleşim alanlarından biri olduğunu ifade etti.
Tarih boyunca birçok medeniyete
ev sahipliği yapan Diyarbakır’ın, kültürel ve manevi açıdan büyük bir mirasa
sahip olduğunu vurgulayan Zorluoğlu, 639 yılında İslam orduları tarafından
fethedilen şehrin Anadolu’da İslam’la tanışan ilk merkezlerden biri olduğunu
söyledi.
Zorluoğlu, “Geçmişte yaşanan
olumsuzluklar, bu köklü şehrin tarihini ve medeniyet birikimini ortadan
kaldıramaz. Diyarbakır’ın mayası sağlamdır. İnşallah gençlerimizle birlikte bu
şehir, Türkiye Yüzyılı vizyonuna güçlü katkı sunmaya devam edecektir”
ifadelerini kullandı.