BİLİM KAFE ETKİNLİKLERİ
KAPSAMINDA “GAZZE’DE ÇOCUK OLMAK” KONUŞULDU
Dicle Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi tarafından, Yükseköğretim Kurulu
(YÖK) ve Bilim Kafe iş birliğiyle düzenlenen “Gazze’de Çocuk Olmak” başlıklı programda, Gazze’de savaşın
gölgesinde yaşam mücadelesi veren çocukların yaşadıkları ele alındı.
Selahattin Eyyubi Camii İlahiyat Fakültesi Külliyesi’nde gerçekleştirilen
programın konuşmacısı, Gazze’ye giderek bölgede sağlık hizmetleri ve insani
koşullar üzerine incelemelerde bulunan Dr. Taner Kamacı oldu.
Dr. Kamacı, Gazze’de bulunduğu süreçte bizzat tanık olduğu olayları ve
çocukların yaşam mücadelesini katılımcılarla paylaştı. Savaşın yıkımı altında
çocukların barınma, beslenme, sağlık hizmetlerine erişim ve temel ihtiyaçlarını
karşılamada yaşadığı güçlükleri anlattı.
Gazze’de çocuk olmanın, enkaza dönüşmüş bir şehirde hayatta kalmaya
çalışmak anlamına geldiğini belirten Kamacı; bir hastane odasında iftar için
ekmek hazırlayan ailelerden, aynı battaniyenin altında uyumak zorunda kalan
kardeşlere kadar tanık olduğu çok sayıda insan hikâyesini aktardı.
Savaşın ve yıkımın ortasında çocukların yüzlerindeki tebessümü korumaya
çalıştıklarına dikkat çeken Kamacı, küçük bir şekerin, bir parça ekmeğin veya
güvenli bir ortamda geçirilen kısa bir anın çocuklar için büyük bir mutluluk
kaynağı hâline geldiğini ifade etti.
Gazze’de sağlık hizmetlerinin karşı karşıya olduğu zorluklara da değinen
Kamacı, hastanelerin ve sağlık altyapısının zarar görmesi nedeniyle yaralı ve
hastaların tedaviye ulaşmakta büyük güçlük yaşadığını belirtti. Özellikle
çocukların sağlık hizmetlerine erişimde karşılaştıkları sorunların savaşın en
ağır sonuçlarından biri olduğunu vurguladı.
Konuşmasında ailesini, evlerini ve güvenli yaşam alanlarını kaybeden
çocukların hikâyelerine de yer veren Dr. Kamacı, çocukların yaşlarından çok
daha büyük acılar ve sorumluluklarla karşı karşıya kaldığını dile getirdi.
Dekan Bağcı: “Gazze İçin Anlamlı Bir
Dayanışma Ortaya Konuldu”
Programda konuşan Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. H.
Musa Bağcı ise Gazze’ye yönelik yardım çalışmalarında öğrencilerin ve
mezunların gösterdiği duyarlılığa dikkat çekti.
Hadis Okumaları Kulübü öğrencileri ile kulüp danışmanı Dr. Mevlüt Uzut’un
öncülüğünde Gazze için yaklaşık 27
milyon TL tutarında yardımın ulaştırılmasına vesile olunduğunu belirten
Bağcı, Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Mezunlar ve Mensupları Derneği
adına Selim Yıldırım’ın öncülüğünde de yaklaşık aynı ölçekte önemli bir katkı
sağlandığını ifade etti.
Bağcı, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Bu anlamlı gayretlerinden dolayı kendilerine ve emeği geçen herkese
gönülden teşekkür ediyorum.”
Programda söz alan ve bu yıl Dicle Üniversitesi’nden mezun olan Gazze
asıllı öğrenci Sondos Alhassanat, savaş öncesinde eğitim hayatını sürdürmek
üzere Diyarbakır’a geldiğini, ailesinin ise hâlen Gazze’de bulunduğunu ifade
etti.
Diyarbakır’da eğitim hayatını sürdürmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren
Alhassanat, savaşın başlamasının ardından ailesinden uzak kalmanın kendisi için
büyük bir üzüntü olduğunu belirtti. Buna rağmen Diyarbakır’da kendisini hiçbir
zaman yalnız hissetmediğini ifade eden Alhassanat, Diyarbakır halkının
kendisine ve Gazze’ye gösterdiği duyarlılığın kendisi için büyük anlam
taşıdığını söyledi.
Diyarbakır halkının zor günlerinde kendilerine sahip çıktığını belirten
Alhassanat, “Diyarbakır’da olmaktan mutluyum. Burada kendimi yalnız
hissetmedim. Diyarbakır halkı hem bana hem de Gazze’ye sahip çıktı. Bu
dayanışmayı ve gösterilen sevgiyi hiçbir zaman unutmayacağım.” ifadelerini
kullandı.
Alhassanat, eğitimini tamamlayarak bu yıl Dicle Üniversitesi’nden mezun
olmanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını belirterek, Gazze’deki ailesine
ve ülkesine duyduğu özlemi dile getirdi.
Program, Dr. Taner Kamacı’nın Gazze’deki gözlemlerini ve tanıklıklarını
katılımcılarla paylaşmasının ardından sona erdi.