7. YAŞAM ŞEKİLLERİ

             7.1. Galeri Sistemleri

Bu türün bireyleri kumluk yerler hariç açık alanlarda her türlü topraklarda yaşamaktadırlar. Toprak altı galeri sistemlerini alt kesici dişleriyle kazıp, kazılan toprağı ön ayakları ile karın altından arka ayaklarına doğru gönderip, arka ayaklarıyla dışarıya atarlar. Biriken toprağı başları ve göğüsleriyle uzaklaştırırlar. Böylece yüzeyde toprak yığınları oluştururlar (Resim 4).

 

                        Resim 4. Ellobius lutescens’in toprak yığını (Van-Muradiye)

 

Bu toprak yığınları genellikle köstebek (Talpa) ve körfare (Spalax)’lerin çıkarmış oldukları topraklarla karıştırılabilirler. 5 m x 3.6 m  boyutlarındaki bir alanda bu yığınlarından 22-35 adet bulunabilir (Resim 4). Toprak yığınlarının tepe genişliği 8-21 cm, taban genişliği 24-50 cm çapında, yüksekliği ise 9-14 cm olabilmektedir. Toprak yığınları arasındaki uzaklık 4-70 cm’ye kadar değişiklik göstermektedir (Şekil 20). Galeri sistemini oluşturan tünellerin genişliği bütün sistemde hemen hemen sabittir. Tünellerin genişliği içerisinde yaşayan hayvanların çapından biraz daha geniştir. Tünellerin dikey çapı 5-8 cm, yatay çapı ise 6-9 cm arasında değişmektedir (Şekil 20).

 

Şekil 20. Ellobius lutescens’in toprak yığını. a.tepe genişliği, b.taban genişliği, c. yükseklik, d. yığınlar arası uzaklık, e. tünelin dikey çapı, f. tünelin yatay çapı.

           

            Tünelin toprak yüzeyinden taban derinliği 16-48 cm arasında (ortalama 27±5.8 cm) olabilmektedir. Acil durumlarda hayvanın sığındığı tüneller 45o’lik bir açıyla yüzeyden 54-90 cm’ye kadar derine inebilmektedir. Tünellerin derinliği bitki köklerinin yeraltındaki uzunluklarıyla yakından ilişkilidir. Ana tünel sistemi beslenme tünelleri ile bağlantılıdır. Yuvalarını yüzeye yakın yerlerde kurarlar (Şekil 21). Yuvanın birçok tünelle bağlantısı bulunur. Yuvada yumuşak materyal (naylon, bez parçaları, kuru otlar vb) ve besinler bulunur. Besinleri yuvaya yakın genişletilmiş odalarda depo ederler. Ayrıca besin depo edilen odalara rastlanmamıştır. Yuvaya yakın bir yerde derine doğru 45o’lik açıyla inen acil kaçış tüneli bulunur.  Her ailenin toprak yapısına ve besin miktarına bağlı olarak galeri sistemleri farklılık gösterdiğinden tipik bir galeri sistemi tanımlamak olanaklı değildir.

 

Şekil 21. Ellobius lutescens’in galeri sistemi (Hakkari-HaneMusa)

Her bir ailenin yaşam alanının genişliği 12 m x 9 m’lik bir sahayı işgal edebilmektedir. Yaşam alanlarının genişliği besin bolluğuna göre değişmektedir. 150 m x 80 m’lik bir alanda (yaklaşık 12 dönüm) 36 aileye ait sistem sayılmıştır. Besinlerin bol olduğu alanlarda populasyon yoğunlaşmaktadır. Arazide 1000 m2’lik (bir dönüm) bir alanda 8 aileye ait sistemin bulunduğu gözlemlenmiştir. Her bir galeri sisteminde en az bir yavru, erkek ve dişilerden oluşan aile bireyleri yaşadığı dikkate alınırsa bu populasyonda yaklaşık 24 birey yaşamaktadır. Yavru sayısı genellikle 1-2, bazen daha fazla olabilmektedir. Bu durumda km2’ye 24 bin birey düştüğü tahmin edilebilir. Ancak araştırma sahasının çok dağlık olması ve bu türün genellikle dağların eteklerindeki verimli alanlarda yaşadığı dikkate alınırsa populasyon yoğunluğunun daha da azalacağı düşünülmelidir.

             7.2. Doğal Düşmanları

            Roberts (1977) Vormela peregusna (Benekli kokarca), Vulpes vulpes (Tilki) ve Baykuş’ların bunların doğal düşmanları olduğunu bildirmektedir. Arazi çalışmalarımız sırasında bu konuyla ilgili bulgulara rastlamadık.

             7.3. Bazı Davranışları

            Laboratuvarda bir yıldan fazla süre tutulan hayvanlarda yaz ve kış uykusuna yatmadıkları görülmüştür. Ortamın fazla sıcak olması durumunda hayvanlar sırt üstü yatarak ve  kol ve bacaklarını iyice açarak serinlemeye çalıştıkları görülmüştür. Soğuk ortamlarda ise oluşturdukları yuva içerisinde birbirlerine iyice sokularak korunmaktadırlar.

Yiyecek sunulduğunda yiyeceği ilk bulan hayvan yiyeceği yuvaya taşımakta ve bu sırada  cıııkkk cıık sesi çıkarmaktadır. Bulduğu yiyeceği yerken ortak olmak isteyen bireyler karşı yiyeceği savunmakta, bazen kavgalar görülmekte ancak sonradan diğerleriyle paylaşmaktalar.

Aynı kafes içerisine başka aile çiftleri bırakıldığında bunlar kabul görmekte ve kısa sürede aileler birlikte yaşamaya devam etmektedirler. Yavru, annenin yanı sıra kafeste bulunan diğer bireyler tarafından da korunmakta, yuvadan uzaklaştığında herhangi bir birey tarafından tekrar yuvaya taşınmaktalar.

7.4. Koruma Durumları

Gözlemlerimizde bu türün dağılış alanlarında populasyonun yok olma gibi bir riski altında olmadığı, bu nedenle koruma tedbirlerine şu aşamada gerek olmadığı kanaatindeyiz.

7.5. Beslenme Özellikleri

Bu hayvanlar yeraltındaki galeri sistemlerini açmak için kazıma sırasında rastladıkları bitkilerin toprak altındaki (kök, gövde, rizom gibi) kısımlarını toplar, depolar ve bunlarla beslenirler. Tarım alanlarında ki patates, pancar, yonca kökleri, havuç ve soğanlar başlıca depo besinlerini oluşturur. Su ihtiyaçlarını besinlerden karşılarlar ve serbest su içmezler. Arazide, içerisinde biri yavru ve ana-baba’dan oluşan ailenin yaşadığı bir galerinin açılması sırasında depo edilmiş bitki kök ve yumrularından (Resim 5) oluşan 298 gram besin çıkarılmıştır.

 

Resim 5. Ellobius lutescensin galerisinden çıkarılan depo edilmiş bitki yumru ve rizomları.

 

            Tarım yapılan alanlarda tünel açma sırasında rastladıkları bitkilerin kök kısımlarını kesebilmektedirler. Özellikle yonca tarlalarında toprağın yaklaşık 10-12 cm derinliğinde yonca köklerini koparmaktadırlar (Resim 6).

 

 

                                                  

                                            Resim 6. Ellobius lutescens tarafından kök kısmı koparılmış yonca bitkisi (Van-Gürpınar).

 

Kafeslerde beslenen Ellobius lutescens bireylerinin günlük ortalama 79.66 ±2.89 (19-166) gr besin tüketikleri görülmüştür. Hayvanların ağırlıkları ile besin tüketim miktarı arasında doğrusal ilişki vardır (r = 0.63). Hayvanın ağırlığı artıkça besin tüketim miktarı da artmaktadır (Grafik 1).

 

Grafik 1. Ellobius lutescens’te ağırlık-besin tüketim ilişki grafiği.

 

Günlük besin tüketim miktarı hayvanın ağırlığının gramı başına 0.57-0.74-1.08 gr ‘dır. Kafeslerde birlikte tutulan hayvanlar, yalnız bırakılan hayvanlara oranla daha az miktarda besin tüketmektedirler. Kafeste tek yaşayan bir hayvan ağırlığının gramı başına ortalama 0.91 gram besin tüketirken, birlikte tutulan iki hayvan ağırlıklarının gramı başına ortalama 0.68 gram besin tüketmektedirler. Günlük genel ortalama besin tüketim miktarı 79.66 gram iken, kafeste yalnız tutulan hayvanlarda günlük ortalama besin tüketimi 63.25 ±4.97 gr.; kafeste eşlerin birlikte tutulması durumunda besin tüketim miktarı ortalama 85.74 ±3.15 gr olmaktadır. Kafeste tutulan hayvanlar verilen her türlü bitkisel besinlerle beslenmektedirler Tablo 5).

 

            Tablo 5. Ellobius lutescens’te günlük besin tüketim miktarları (N: gözlem sayısı, Range: minimum ve maksimum değerler, X: ortalama, SE: Standart hata)

Besin

N

Range

X

±SE

Patates

53

12-75

34.34

1.74

Havuç

75

18-124

54,81

2.60

Soğan

2

6-10

 8.00

2.00

Pancar

14

3-76

20,64

5,85

Turp

2

18-18

18.00

--

 

Gözlem boyunca besin olarak en fazla havuç’u tercih ederlerken, sırasıyla patates, pancar, turp ve soğan tüketmektedirler (Grafik 2).Havuç ve patates birlikte verildiğinde havuç tüketimi daha fazla olmaktadır. Dişiler erkeklere nazaran daha fazla besin tüketmektedirler.

 

Grafik 2. Ellobius lutescens’te günlük ortalama besin tüketim grafiği.

 

                                                        7.6. Üreme Biyolojisi

            Walker 1964 tarafından yılda iki defa 1-7 arasında, genellikle 3-5 yavru doğurduğu ifade edilmiştir. Arazi çalışmalarımız sırasında Mayıs ayında yavruların büyümüş oldukları, yaklaşık bir ay önce doğdukları düşünülürse Nisan-Mayıs aylarında yavruladıkları; Ekim ayı içerisinde hamile bir dişinin yakalanmış olması da bunların Ekim-Kasım aylarında ikinci defa doğum yaptıklarını göstermektedir (Resim 7). Dolayısıyla yılda en az iki defa doğum yaptıkları düşünülmelidir. Açtığımız galeri sistemlerinde en fazla 5 bireyin bir sistemde yaşadığını gözlemledik. Bu en fazla bir yuvada üç yavrunun bulunduğunu göstermektedir.

 

Resim 7. E. lutescens’te embriyolu uterus. Emb. Embriyo. (Ekim 2000, Muradiye).

 

Laboratuvarda kafeslerde bir yıldan fazla eşleri tuttuğumuz süre içerisinde Mart ayında bir yavru elde edebildik. Gözlemlerime göre  E. lutescens yılda iki defa ve her defasında 1-3 yavru doğurduklarını söyleyebilirim. Hamile dişinin uterusunda 4  adet embriyonun gözlenmesi bunların 4 yavruya kadar doğurabileceklerini de göstermektedir (Resim 8).

 

 

                                Resim 8.  E. lutescens’te uterus ve embriyo sayısı.      1-4: embriyo, u:uterus.

 

    Ognev (1950) . Ellobius talpinus erkeklerde çok küçük olan baculum’un bulunduğunu bildirmektedir (Şekil 22).  Ancak örneklerimizde baculumu bulamadık.

 

Şekil 22. Ellobius talpinus’un baculumu (Ognev,1950). 1. Dorsal, 2. Ventral.

 

 

 

 

Karyoloji        Ana Sayfa            İçindekiler